İranlı Sanatçılar Nasser Bakshi ve Roghayeh Najdi’nin Arşivleri ‘I Deserve a Lover…’ Belgeselinde Direniş Olarak Sunuldu
New York Film Festivali’nde gösterilen ‘I Deserve a Lover…’ belgeseli, İranlı sanatçı ve arşivciler Nasser Bakshi ve Roghayeh Najdi’nin topladıkları tarihî materyalleri direniş aracı olarak nasıl kullandıklarını ve yönetmen Mani Haghighi’nin özgün anlatımını inceliyor.

Film, kirli ve tozlu nesnelerle dolu bir odadan başlar; siyah eldivenli çalışanlar çöp torbalarını içeri taşıyarak fotoğraf albümleri ve diğer hazineleri aramaya başlar. Bu sahne, arşivleme sürecinin fiziksel ve sembolik ağırlığını izleyiciye aktarır.
Belgeselde, kendilerini “sanatçı, arşivci, koleksiyoncu” olarak tanımlayan Nasser Bakshi ve Roghayeh Najdi, İran devletinin geride bıraktığı toprak örnekleri, eski fotoğraf albümleri ve terk edilmiş tuvalleri toplar. Bakshi, Tabriz’deki Nasser Bakhshi Museum Archive’ı yönetirken, çalışanlarına kişisel ilişkileri ve dijital saatleri yasaklayarak disiplinli bir ortam yaratır; Najdi ise bu materyallerden ilham alarak portre çalışmaları üretir.
Yönetmen Mani Haghighi, belgeselde geleneksel anlatımdan kaçınarak montajlar ve kesintili açıklamalarla izleyiciyi tarihsel eksiklerle yüzleştirir. The New Yorker eleştirmeni Richard Brody, Haghighi’nin kurgu ve belgesel arasındaki geçişlerini “dünyanın en ilginç ve hak ettiği takdiri almamış film yapımcılarından” biri olarak nitelendirir.
Film, arşivlerin sadece saklama değil, otoriter rejimlere karşı bir direniş biçimi olduğunu vurgular. Bakshi’nin toprak örnekleri ve Najdi’nin fotoğraf albümleri, resmi tarih dışındaki anlatıları gün yüzüne çıkararak izleyiciyi geçmişin görünmez izleriyle yeniden düşünmeye davet eder.


