Art Week Tokyo Video Programı, Seyahat Rehberlerinin Tarafsız Olmadığını Gösteren Çalışmalarla 4-8 Kasım’da Başlıyor
Art Week Tokyo’nun 4‑8 Kasım tarihleri arasında SMBC East Tower’da düzenleyeceği video programı, seyahat rehberlerinin tarafsız olmadığını sorgulayan on farklı tek kanallı eserle izleyiciyi coğrafi algının tarihsel ve politik boyutlarıyla tanıştırıyor.

Art Week Tokyo (AWT) Video programı, Tokyo’nun Chiyoda‑ku bölgesindeki SMBC East Tower’da 4‑8 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek. Tek kanallı hareketli görüntü eserlerinden oluşan sergi, seyahat rehberlerinin coğrafi algıyı nasıl yönlendirdiğini ve hangi bakış açılarını dışarıda bıraktığını irdeleyen bir platform sunuyor.
Programın küratörü X Zhu‑Nowell, Shanghai’daki Rockbund Art Museum’ın yönetici direktörü ve baş küratörü olarak tanınıyor. Zhu‑Nowell, seyahat rehberlerini bir “vücudu yerleşik alanlarda, idealize edilmiş manzaralarda ve haritalanması zorunlu görülen diğer lokasyonlarda yönlendiren bir koreografi” olarak tanımlıyor ve bu çerçevede eserlerin coğrafi hafızayı nasıl şekillendirdiğini sorguluyor.
Küratörün seçtiği eserlerden biri, Berlin‑li Kandis Williams’ın “A Travel Guide: Black Gothic in South Korean Horror” (2025) videosu. Williams, Jim Crow döneminde siyah Amerikalılar için yayımlanan Victor Hugo Green’in “The Green Book” rehberine atıfta bulunarak, mobilitenin güçle ilişkisini Kore’deki tarihsel bağlamda yeniden yorumluyor.
Bir diğer dikkat çeken eser, New York‑lu Ken Okiishi’nin “Brian at Home” (2020‑25) videosu. Okiishi, New York’ta “Denizen” adlı akıllı ev ortamında kişisel antrenörüyle yaptığı Zoom görüşmelerini göstererek, dijital tasarımın vaat ettiği kapsayıcılığın nasıl parçalandığını izleyiciye sunuyor.
Sergide ayrıca Berlin‑ ve Pekin‑li He Xiangyu, Japonya‑lı Linda Iha, Fuyuhiko Takata ve Atsushi Yamamoto gibi sanatçılar yer alıyor. Geçtiğimiz yıllarda vefat eden Japon video sanatçısı Keiichi Tanaami (1936‑2024) ve Hiroyuki Oki (1964‑2025) de bu tarihsel bağlamda anılıyor. Küratör, 18. yüzyıl ars apodemica gibi tarihsel seyahat rehberlerinin ve günümüz dijital “nomadik” influencer’ların coğrafi anlatıyı nasıl şekillendirdiğine değiniyor.


