İçeriğe atla
Salı, 3 Kasım 2026Sayı · Dijital Baskı
Antika · Sanat · Müzayede
Sanat#AnkaKusuSergisi

Christiane Peschek’in ANKA KUŞU KALESİ Sergisi Dönüşüm ve Biyonik Beden Temasını İşliyor

Christiane Peschek, biyoteknoloji ve sanatın kesişiminde yer alan “Anka Kuşu Kalesi” sergisinde bedenin yeniden inşasını, teknolojik müdahaleyi ve mitolojik dönüşümü Ovidius alıntısıyla çerçeveliyor. Sergi, kokular, ses ve görsel öğelerle haftalık değişen bir deneyim sunuyor.

·1 dk okuma·Kaynak: Argonotlar

Christiane Peschek, biyoteknoloji ve sanatın kesişiminde çalışan bir sanatçı, “Anka Kuşu Kalesi” adlı kişisel sergisinde dönüşüm kavramını Ovidius’un “Bir kuş… yeniden üretir” sözüyle çerçeveliyor. Sergi, bedenin yeniden inşasını ve teknolojik müdahaleyi sorguluyor.

Ziyaretçiler, girişte kaide üzerine serpilmiş kokulu tozla temas eder, mekânın ortasındaki külden yazılmış “human” kelimesi dumanla toprağa yayılır. Tüm alan yumuşak boz‑kahve tonunda tasarlanmış, zemin ve duvar arasındaki sınır silinmiştir.

Ernst Lima ile ortaklaşa hazırlanan ses enstalasyonu, dört taş aracılığıyla Schumann rezonansına uyarlanmış düşük frekanslı titreşimleri duyulabilir hâle getirir. 7,8 Hz’lik doğal frekans 80‑200 Hz aralığına yükseltilerek mekânda üst üste gelen ses katmanları oluşturur.

Alice Corbin Henderson’ın “Taşa dönüştüğümden beri hiçbir şeyi hatırlamama gerek yok” sözü, Peschek’in bedenin algılayıcıya dönüşmesi fikriyle paralel bir bağ kurar. Dilin ortadan kaldırılmasıyla insan tanımının nasıl değiştiği sorgulanır.

Sergi, altı farklı koku (reçine, kafur, karabiber, taş, buzul suyu, hinoki, pamuk) aracılığıyla zaman, hafıza ve toprak döngüsünün aşamalarını somutlaştırır. Her hafta bu kokular ve görsel unsurlar kademeli olarak yenilenir.

Üst katta, zincirlere asılı dört eser haftalık olarak döner; biri gerçek boyutta, diğeri beton ve perdeyle izole bir ortam sunar. Peschek’in “The Tired” portre serisi, göz maskeleri ve ellerle örtülmüş yüzlerle uyku hâlini yansıtır.

İlgili Haberler

Tümünü gör →