Lucy Dodd’un “The good, the true, and the beautiful” Sergisi Sprüth Magers’ta Doğa‑Temelli Pigmentlerle Açıldı
Lucy Dodd, Sprüth Magers’ta “The good, the true, and the beautiful” adlı sergisinde Artemis temasıyla doğadan elde ettiği peat, otlar ve taş pigmentlerini kullanarak en karanlık eserlerini sundu. Sergi 18 Eylül‑24 Ekim 2026 tarihleri arasında Londra’da ziyaret edilebilir.

Lucy Dodd, Sprüth Magers galerisinde 7A Grafton Street, Londra’da 18 Eylül‑24 Ekim 2026 tarihleri arasında “The good, the true, and the beautiful” başlıklı sergisini açtı. Sanatçı, eserlerinde bağdaştırdığı arketip olarak Yunan av tanrıçası Artemis’i seçti; bu figür kişisel, toplumsal ve mitolojik bağlamlarda kendisini yansıtıyor.
Kaynağa göre, Dodd’un yeni pigmentleri 2025 Dava Moor yangınlarından kalan peat’in Findhorn Nehri’nden sahile taşınmasıyla elde edildi. Peat, tuzlu suyla sterilize edilerek yuvarlak, badem şekilli taneciklere dönüşüyor. Ayrıca Artemis’e atıfta bulunan mugwort ve wormwood gibi otlar, çiçek özleri ve kırmızımsı toz kayalar da karışıma ekleniyor; su ise aynı nehirden toplanıyor.
Eserlerin biçimi de temaya hizmet ediyor: köşeleri yuvarlatılmış, dairesel ya da damla şeklinde; kare ya da dik açı yok. Dodd, bu yaklaşımıyla kadınsı formları ve doğanın döngüsünü vurguluyor, Artemis’in özgürlük ve koruma rolünü çağdaş kadın deneyimiyle birleştiriyor.
Sanatçı, bu sergide en karanlık ve melankolik tonları kullandığını, ancak ışığı aramanın temel amacını koruduğunu belirtiyor. “Her şey enerji; pigmentlere eklediğimiz her unsur, eserin ruhunu şekillendirir,” diyerek sürecin ruhsal bir iksir gibi olduğunu ifade ediyor.
Sergi, Sprüth Magers’ın London şubesinde hâlen açık ve ziyaretçilere doğa temelli, el yapımı pigmentlerin ve mitolojik anlatının kesiştiği nadir bir deneyim sunuyor.


