İçeriğe atla
Salı, 3 Kasım 2026Sayı · Dijital Baskı
Antika · Sanat · Müzayede
Sanat#BoğaSergisi

Mustafa Boğa’nın “Bu Baktığın Son Şey Olabilir” Sergisi Şefkat ve Direnç Temasıyla Dikkat Çekti

Mustafa Boğa, “Bu Baktığın Son Şey Olabilir” adlı sergisinde neon, nakış ve enstalasyonları bir araya getirerek şefkat, güven ve şiddet temalarını sorguluyor; eserler queer bedenlerin direnişini ve toplumsal yapıları eleştiriyor.

·1 dk okuma·Kaynak: Argonotlar

Mustafa Boğa, “Bu Baktığın Son Şey Olabilir” başlıklı sergisinde neon ışıklar, nakış ve enstalasyonları birleştirerek izleyiciyi şefkat ve güvenle direnen bir anlatı içine davet ediyor. Sanatçının dokuma, video ve enstalasyon gibi çoklu medyumları, geçmiş aile arşivlerinden derlenen fotoğraflar ve buluntu nesnelerle harmanlanıyor.

Sergi, Jacques Rancière’ın kavramsallaştırmasıyla politik bir tartışma zemini oluştururken, queer bedenlerin ırkçılık, cinsiyetçilik ve şiddet gibi hâkim yapıları nasıl bozduğunu gösteriyor. Nurdan Gürbilek’in örgü metaforu ve Bracha L. Ettinger’in şiddete şefkatle dayanma yaklaşımı, eserlerdeki şiddet sembollerinin (tank, silah) üzerine bir onarım ve direniş katmanı ekliyor.

Neon tabelalar ve renkli kumaşlar üzerinden sunulan şiddet imgeleri, aynı zamanda dikiş ve dokuma pratiğinin birleştirici gücünü vurguluyor. Boğa, bu görsel çelişkileri, “son” kavramının hem ölümün hatırlatıcısı hem de yeni bir başlangıç fırsatı olarak işlev gördüğü bir çerçeveye oturtuyor.

Sanatçının önceki sergilerindeki temalarla tutarlı bir şekilde, bu sergide de bireysel kimlik arayışı ve toplumsal hafıza arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Çukurova bölgesindeki aile arşivi, queer bedenlerin hafıza üzerinden yeniden tanımlanmasını destekleyen bir referans noktası olarak öne çıkıyor.

Sonuç olarak, Boğa’nın sergisi, şiddetin görsel temsiliyetini şefkat ve güvenle dengeleyerek izleyicide hem eleştirel bir farkındalık hem de yeni bir dayanışma duygusu uyandırıyor.

İlgili Haberler

Tümünü gör →